Bir Başkasın İstanbul

İstanbul'a bir yolculuğa çıkalım şimdi de. İstanbul'a gezi varsa ben hep varım. Bu gezi buraya ilk gezim olmayacak ama en kapsamlı gezimdi diyebileceğim üç günlük bir serüvenden bahsedeceğim sizlere. Öncelikle benim kadar yabancıysanız bu şehre ve gezmeyi istiyorsanız doyasıya hiç panik yapmadan kendinize bir yol haritası hazırlamanız gerekiyor yoksa benim gibi kendinizi gün içinde bir Avrupa yakasında bir Anadolu yakasında bulabilirsiniz:) Şaka bir yana tecrübelerimi aktarmanın tam zamanı diyerek yazıma başlıyorum. Bu yolculuğu Bursa'dan yapacağım için ben kara yolu tercih ettim Bursa'dan kalkan hava alanı otobüsleriyle 50 dk içerisinde Sabiha Gökçen Hava limanındaydım. ben özel araç tercih etmedim çünkü İstanbul trafiğinde toplu taşıma kullanmak daha mantıklıdır aksi taktirde araç park etme sorunu bir yerden bir yere gitmek için zaman kaybı gibi birçok sorunla karşılaşabilirdim. Biz gezimize hava limanından başlamayı tercih ettik çünkü kız kardeşimle orada buluştuk. taksim otobüsleriyle otelimize çok yakın bir yerde inerek kolaylıkla otele ulaştık. Haziran ayında yaptığımız bu gezimizde planladığımız gezi rotamızda şuraları görmek vardı:

İstiklal Caddesi,
Galata Kulesi,
Eminönü İskelesi,
Sultan Ahmet Cami,
Ayasofya Kilisesi,
Yerebatan Sarnıcı,
Mısır Çarşısı,
Yeni camii,
Kapalıçarşı
Büyük ada
Kadıköy
Üsküdar
Florya Akvaryum
Çamlıca Tepesi
 

Birinci gün, Taksim, Eminönü ve çevresi yakın tarihi yerleri gezdik. Galata Kulesine uzunca bir kuyrukta bekleyiş sonrası nihayet enfes manzarayı seyrettik. Biz ilk olarak gezimize Galata Kulesi ile başlamak istedik bunun sebebi şehri kuş bakışı izlemek ve sonrasında içinde kaybolmaktı. İstiklal Caddesinin kalabalığında dolaşmak Eminönü balıkçılarını seyretmek ve ardından Sultan Ahmet Camisinde huzur dolup Ayasofya'da tarihe yolculuk yapmak unutulmaz bir deneyimdi. Mısır çarşısının o ışıl ışıl atmosferini yaşamak çeşitli baharatlar ve lokumlarından tatmak yorulmaya değerdi. Sonrasında Yerebatan Sarnıcı bizi Haziran sıcağı içerisinde buz gibi havasıyla serinletmiş ve Medusa heykeli içimizi ürpertti.

İkinci gün, rotamızı değiştirip güne Çamlıca Tepesi'nde kahvaltıyla başlayıp enfes manzarayı seyre doyduk. Ardından Florya Akvaryumu gezdik bu günümüze tekne ile boğaz turunu da sığdırdık. Gün batımında tekne turunu tercih ettik hem dinlendik hem eğlendik. Boğazdan istanbulu seyretmek apayrı bir deneyim oldu. Şehre adeta doymuştuk.



Üçüncü günümüzü biz sadece adalara ayırdık. Kadıköy iskelesinden Büyük ada vapuruna binerek adaya geldik. Adada gezilecek tüm yerleri gezip, fayton gezisi ardından Aya Yorgi Manastırına çıktık. Buradaki manzara görülmeye değerdi. Biz ada merkezine dönüşte yürümeyi tercih ettik kestirme bir yol ile Rum Yetimhanesini de görmüş olarak ada meydanına indik hiç sıkılmadan tüm gün adada vakit geçirmiş olduk burada zaten zaman duruyor. Cennetten bir köşe diyebilirim burası için. Gezimize birçok şey sığdırmayı başardık. Tadını çıkararak harika bir tatil daha geçirmiş olduk ve güzel anılarla bu şehre veda ettik. biz yine Kadıköy'e oradan otelimize ve sabah havalimanına giderek gezimizi noktaladık. Ulaşımda gideceğimiz yerin mesafesine göre taksi,metro,metrobüs,tramvay ve vapur kullandık, istanbul kart işinizi bu anlamda çok kolaylaştıracaktır bu yazımda benden bu kadar sağlıcakla ve sevgiyle kalın:)

Faydalı olacağını düşündüğüm linkleri aşağı bırakıyorum.
 İstanbul hakkında
istanbulda gezilecek yerler
İstanbul ulaşım rehberi





Yorumlar

  1. MUTLAKA GİDECEĞİZ TEŞEKKÜRLER YAZILARINIZ ÇOKGÜZEL TEBRİK EDERİM...

    YanıtlaSil

Yorum Gönder

Bu blogdaki popüler yayınlar

Eskişehir'de Bir Gün

Mardin Gezim

Erikli Yaylasında Kamp